Ayşe Bursalı
Fide
Puanları
1
Çözümler
0
- #1
Konu Sahibi
: Ayşe Bursalı
Bahçede bir şeyler yetiştirmek, hayatın küçük ama tatlı zevklerinden biri. Ama işin içine budama girince, işler biraz karışık hale gelmiyor mu? Herkesin "Nasıl yapıyorsun abi ya?" diye sorduğu o ustalıklı dokunuşlar işte burada devreye giriyor. Budamanın püf noktalarını bilmek, sadece bitkilerini değil, seni de büyütür aslında.
Hangi dalı keseceğini bilmek, sanıldığı kadar kolay değil, değil mi? Her bitkinin kendi karakteri var. Mesela gül, nazik bir hanımefendi gibi, düzgün bir kesim ister. Yoksa küser, açmaz çiçeklerini. Ama bir de meyve ağaçları var, hani şu dalları gökyüzüne uzanan... Onları budarken, gelecek senenin meyvelerini düşündüğünü bilmek gerek. Biraz stratejik, biraz da sevgi işi.
Peki, ya ne zaman budamalı? İşte bu da başka bir mesele. Her bitkinin bir saati var, bir dönemi. Bahar geldi mi, ortalık şenlenir ama her bitki aynı anda uyanmaz. Bunu hissetmek, bir nevi içsel bahçıvanlık saati geliştirmekle alakalı. "Peki ya kışın?" diyebilirsin. Kış, bazı bitkilerin dinlenme vakti. Ama yine de birkaç ufak dokunuş, onlara iyi gelir.
Bazı insanlar budamayı sanattan sayar, haksız da değiller hani. Bıçak değil, makas değil; bir nevi kalem gibi kullanırsın budama makasını. Dallar arasında gezinirken, adeta bir ressam gibi, bitkinin en güzel halini ortaya çıkarmaya çalışırsın. Bir bakıma, bitkilerinle bir dil geliştirirsin.
Budama esnasında bazen düşünürsün, "Acaba fazla mı kestim?" diye. İşte bu noktada duygularının rehberliğine güven. Bitkilerin de bir ritmi var. Onların dilini anlamak ve doğru zamanda doğru adımı atmak, işte bu bir nevi bilgelik. Biraz sabır, biraz gözlem, biraz da cesaret derim.
Hangi dalı keseceğini bilmek, sanıldığı kadar kolay değil, değil mi? Her bitkinin kendi karakteri var. Mesela gül, nazik bir hanımefendi gibi, düzgün bir kesim ister. Yoksa küser, açmaz çiçeklerini. Ama bir de meyve ağaçları var, hani şu dalları gökyüzüne uzanan... Onları budarken, gelecek senenin meyvelerini düşündüğünü bilmek gerek. Biraz stratejik, biraz da sevgi işi.
Peki, ya ne zaman budamalı? İşte bu da başka bir mesele. Her bitkinin bir saati var, bir dönemi. Bahar geldi mi, ortalık şenlenir ama her bitki aynı anda uyanmaz. Bunu hissetmek, bir nevi içsel bahçıvanlık saati geliştirmekle alakalı. "Peki ya kışın?" diyebilirsin. Kış, bazı bitkilerin dinlenme vakti. Ama yine de birkaç ufak dokunuş, onlara iyi gelir.
Bazı insanlar budamayı sanattan sayar, haksız da değiller hani. Bıçak değil, makas değil; bir nevi kalem gibi kullanırsın budama makasını. Dallar arasında gezinirken, adeta bir ressam gibi, bitkinin en güzel halini ortaya çıkarmaya çalışırsın. Bir bakıma, bitkilerinle bir dil geliştirirsin.
Budama esnasında bazen düşünürsün, "Acaba fazla mı kestim?" diye. İşte bu noktada duygularının rehberliğine güven. Bitkilerin de bir ritmi var. Onların dilini anlamak ve doğru zamanda doğru adımı atmak, işte bu bir nevi bilgelik. Biraz sabır, biraz gözlem, biraz da cesaret derim.
Benzer Konular
-
Bahçeden Sofraya: Hasat ve Saklama Rehberi
Gamze Kurt · · Cevaplar: 3
-
Bahçede İşinizi Hızlandıracak Araçlar
Hakan A · · Cevaplar: 1
-
Bahçede Verimi Artırmanın Doğal Yolları
Bahçıvan Kurt · · Cevaplar: 1
-
Bahçede Kimyasal Kullanmayı Bıraktım, Sonuçlar
Ezgi Sevecen · · Cevaplar: 1
-
Küçük Bahçede Yüksek Verim Nasıl Sağlanır?
Mine · · Cevaplar: 0