BitkiBereket
Fide
Puanları
1
Çözümler
0
- #1
Konu Sahibi
: BitkiBereket
Bahçede yer yok diye üzülmek mi? Yok canım, o iş öyle değil. Düşünsene, küçücük bir alanda ne güzel meyve ağaçları yetiştirilebilir. Az yer kaplayan ama çok meyve veren ağaçlar var ya, tam da senin gibi düşünenler için biçilmiş kaftan. Hani diyorlar ya, "Azı karar, çoğu zarar" diye... İşte burada azdan da çoğu elde etmek mümkün.
Bazen insanın aklına gelmez, ama küçük alanlar büyük mutluluklar getirebilir. Küçücük bir balkonda bile bir iki saksı ile harikalar yaratabilirsin. Limon ağacı mesela, hem mis gibi kokusu hem de meyvesiyle... Evde limonata yapmak bir yana, çayına bile dalından taze limon atmak gibisi var mı? Üstelik bakımı da öyle zor değil, biraz güneş, biraz su... Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
Kiraz ya da zeytin, akla ilk gelenler olmayabilir ama bir düşün. Bodur kiraz ağaçları ya da minik zeytinler, balkonunda ya da küçük bahçende yer bulabilir. Hem de öyle çok uğraşmadan. Evet, biraz sabır gerek ama sabrın sonu selamet derler. İlk meyvesini aldığında yaşadığın sevinç... İşte o an her şeye değer.
Balkon demişken, bonsai ağaçlarından bahsetmeden olmaz. Küçücük saksılarda, minyatür birer sanat eseri gibi dururlar. Bonsailer, sabırlı olanların en sevdiği dostlarıdır. Biraz emek, biraz sevgi... Sonunda evin minik ama göz alıcı bir köşesi olur. İnsan o minicik ağaçlara bakarken, dünyadan kopuyor sanki.
Gelgelelim meyve ağaçları sadece yemelik değil, aynı zamanda ruhu da besleyici. Bir ağacın büyümesini izlemek, o mucizevi sürece tanıklık etmek... İşte bu, modern dünyanın koşturmacasında ihtiyaç duyduğumuz bir mola. Her sabah uyanıp da bir yaprak daha açtığını görmek, insana huzur verir.
Bazen insanın aklına gelmez, ama küçük alanlar büyük mutluluklar getirebilir. Küçücük bir balkonda bile bir iki saksı ile harikalar yaratabilirsin. Limon ağacı mesela, hem mis gibi kokusu hem de meyvesiyle... Evde limonata yapmak bir yana, çayına bile dalından taze limon atmak gibisi var mı? Üstelik bakımı da öyle zor değil, biraz güneş, biraz su... Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
Kiraz ya da zeytin, akla ilk gelenler olmayabilir ama bir düşün. Bodur kiraz ağaçları ya da minik zeytinler, balkonunda ya da küçük bahçende yer bulabilir. Hem de öyle çok uğraşmadan. Evet, biraz sabır gerek ama sabrın sonu selamet derler. İlk meyvesini aldığında yaşadığın sevinç... İşte o an her şeye değer.
Balkon demişken, bonsai ağaçlarından bahsetmeden olmaz. Küçücük saksılarda, minyatür birer sanat eseri gibi dururlar. Bonsailer, sabırlı olanların en sevdiği dostlarıdır. Biraz emek, biraz sevgi... Sonunda evin minik ama göz alıcı bir köşesi olur. İnsan o minicik ağaçlara bakarken, dünyadan kopuyor sanki.
Gelgelelim meyve ağaçları sadece yemelik değil, aynı zamanda ruhu da besleyici. Bir ağacın büyümesini izlemek, o mucizevi sürece tanıklık etmek... İşte bu, modern dünyanın koşturmacasında ihtiyaç duyduğumuz bir mola. Her sabah uyanıp da bir yaprak daha açtığını görmek, insana huzur verir.