Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Giriş yaptığında, kendi konularını ve gönderilerini ekleyerek siteye katkıda bulunabilir, ayrıca özel gelen kutun aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabilirsin. 📌
Güncel olmayan bir tarayıcı kullanıyorsunuz. Bu web sitesini veya diğer web sitelerini doğru şekilde göstermeyebilir. Yükseltmeli veya bir alternatif tarayıcı kullanmalısınız..
Bahçede bir şeyler yetiştirmek, hayatın küçük ama tatlı zevklerinden biri. Ama işin içine budama girince, işler biraz karışık hale gelmiyor mu? Herkesin "Nasıl yapıyorsun abi ya?" diye sorduğu o ustalıklı dokunuşlar işte burada devreye giriyor. Budamanın püf noktalarını bilmek, sadece...
Bahçenizin bir köşesine bir meyve ağacı dikmek, doğayla biraz daha iç içe olmanıza vesile olabilir. Hem de kendi ellerinizle yetiştirdiğiniz meyveleri tatmanın keyfi bambaşka. Peki, hangi meyve ağaçları daha verimli olur, hiç düşündünüz mü? Herkesin aklına ilk gelen bir elma ağacı olabilir, ama...
Bir ağacın dallarını kesmek, sanıldığı kadar basit bir iş değil. Hele ki konu limon ağacı olunca... Limon ağacı budamak, dikkat isteyen bir sanat gibidir. Hani derler ya, "agacın ruhunu okşamak" diye, işte tam da bu. Budama yaparken, ağacın ne istediğini anlamak gerek. Yoksa, yanlış bir...
Budamanın ardından gübreleme yapmak... İşin püf noktası burada saklı. Peki, ne zaman ve nasıl yapmalı? Önce bir durup düşünmekte fayda var. Ağaçları budadık, dallarını kestik, sanki bir kuaför işlemi gibi. Ama iş bununla bitmez. Gübreleme, bitkinin yeni bir başlangıç yapmasına yardımcı olur...
Bahçeye adım attığınızda, doğanın huzur veren sesiyle birlikte, elinizdeki aletlerin cazibesi de sarar sizi. Herkesin aklında bir sorudur bu: "Budama aletleri nelerdir ve nasıl kullanılır?" Dışarıdan basit görünse de, bu aletlerin her biri ayrı bir hikâye anlatır. Belki de bir an durup, o eski...
Ağaç budamak... Kiminin kafasında basit bir iş gibi canlanır, kimine de büyük bir sanat. Ama işin içine girince, öyle her dalı kafana göre kesmekle hallolmaz bu işler. Mesela, dalların en uçlarından budamak... Ah, ne büyük bir hata! Düşünsene, ağaç bir yandan büyümeye çalışırken sen onu en...
Ağaç budamak, bahçeyle uğraşanlar için bazen bir terapi, bazen de bir baş ağrısı olabilir. Hele yanlış budama yaparsanız, işte o zaman baş ağrısı kaçınılmaz. Düşünsene, bir ağacın dallarını keserken ona zarar verir miyiz? Abi ya, bazen daha iyi olsun diye yaptığımız şeyler ters tepebiliyor...
Bahçeyle uğraşmak, insanın ruhunu dinlendiren bir hobi değil midir? Hele ki bahçenizdeki bitkiler size gülümsediğinde... Ama iş budamaya gelince, işte orada durup bir düşünmek gerekiyor. Budama, bir nevi sanat. Kimi zaman bir çiçeğin daha gür açması için, kimi zaman da ağacın daha sağlıklı...
Bazen bahçeye çıktığınızda, ağaçların dalları birbiriyle kavga ediyor gibi görünür. "Bu dallar ne yapıyor burada?" diye düşünürsünüz. İşte o an gelir, doğru budama tekniklerinden bahsetmek lazım. Ama hemen balıklama atlamayın; önce bir çay demleyin, bahçenizin tadını çıkarın. Budama işi öyle...
Ahmet Amca'nın bahçesi çocukluğumun en güzel anılarına ev sahipliği yapar. Her mevsim değiştikçe, meyve ağaçları da farklı renklere bürünürdü. İlkbaharın başında, Ahmet Amca eline budama makasını alır ve sessizce ağaçların arasında dolanırdı. "Ayın konumuna göre budama yapmak önemli," derdi hep...
Ağaçların dallarını bağlamak... İlginç bir iş, değil mi? Hani bazen bir ağacın yanından geçerken, dallarına bağlı ipleri görüp "Neden böyle yapıyorlar ki?" diye düşünmüşsündür. İşte o zamanlar, meyve ağaçlarının sırrına biraz daha yaklaşırsın. Yatay dalların meyve verimini artırdığı söylenir...
Bir sabah, bahçeye adım attığınızda karşılaştığınız o taze fidan kokusu var ya... İşte o an, insan bir an durup düşünmeli: Bu genç fidanları nasıl şekillendirmeli? "Goble mı, yoksa modifiye lider mi?" diye kendi kendine sorar insan. Zira her birinin kendine has bir duruşu, bir tavrı var. Goble...
Ah zeytin ağaçları... Onların o asırlık duruşları ve dallarında sallanan zeytin taneleri insana huzur verir. Ama bazen, işte o dallar meyve vermez. Hele bir de halkalı leke varsa işin içinde, işte o zaman işler iyice karışır. Halkalı leke dediğimiz, zeytin ağacının yapraklarında ve dallarında...
Ekmek hepimizin evinde temel bir gıda. Ama ne yazık ki bazen fazlasını alıyoruz ve köşede bayatlamaya mahkûm ediyoruz. İşte o zaman, bu ekmekleri değerlendirmek için harika bir fırsat doğuyor. Mesela, kruton yapıp salatalarınıza çıtır çıtır bir dokunuş katabilirsiniz. Üstelik, baharatla...
Derin dondurucuda yer kalmadı, sebzeleri nasıl saklayacağız şimdi? İşte tam bu noktada, sebzeleri kurutarak saklamak harika bir çözüm olabilir. Kurutma işlemi, hem yerden tasarruf etmenizi sağlar hem de sebzelerin lezzetini ve besin değerini korur. Düşünsene, elinin altında her zaman kullanıma...
E şimdi sen de benim gibi bitkisever bir tipsen, kış gelince "Acaba balkondaki aromatik bitkiler donacak mı?" diye kara kara düşünüyorsundur. Tamam kabul, ben de düşündüm. Hatta bir süre evin içinde nereye sığdırırım diye de kafa yordum. Ama işte, bir yandan da her şeyin doğasında bir düzen...
Ağacın dibinde beliren o minik sürgünler var ya, hani şu işte, onları kesmeli mi kesmemeli mi? Bir ağacın altında dolanırken gözünüze çarpan bu sürgünler, belki de ağacın gizli mesajlarıdır. Kesmeli mi, bırakmalı mı? İşte asıl mesele bu. Herkesin kafası karışık. Sürgün dediğin şey ağacın...
Bir sabah düşünün. Bahçenizde yürüyüş yapıyorsunuz, etraf sessiz, kuşlar cıvıldıyor. Ama sonra aklınıza bir şey takılıyor: Kompost yığınına ne ekledim en son? Şeker mi, bira mı, yoksa azot mu? Belki de hiçbiri... İşte burada devreye "kompost aktivatörleri" giriyor. Kompost yapmayı bir nevi yemek...
Her şey, köyün ortasında bulunan o eski, ahşap evde başlar. Kapının önünde kalabalık toplanır, herkesin elinde bir avuç tohum. Kimisi domates, kimisi salatalık, kimisi ise biber getirmiş... Ama hepsinin amacı aynı: paylaşmak ve çoğalmak. İşte tam da bu yüzden, tohum takası sadece bir etkinlik...